Avusturya Büyükelçisi: Said Nursi ve Nur hareketi, yeniden İslamlaşmanın öncüsü

Avusturya Büyükelçisi: Said Nursi ve Nur hareketi, yeniden İslamlaşmanın öncüsü

Avusturya'nın 1958-1963 tarihleri arasında Türkiye'de görev yapan Büyükelçisi Karl Hartl'ın döneminin Dışişleri Bakanı Bruno Kreisky'e yazdığı raporlarda ilginç bilgiler var

27 Mayıs darbe sürecine giden günleri tek tek bildiren Büyükelçi Hartl, Said Nursi ve Nurculuk hakkında da not düşmüş.

T24 sitesinden Tolga Şirin'in yazdığına göre "Die Türkei: 1960" ("Türkiye: 1960") isimli, Lit Yayınlarından çıkan Almanca kitap, 27 Mayıs Darbesinin yabancıların gözünden nasıl görüldüğü ve Türkiye'deki Avusturya istihbaratı gözünden 1960 yılının Türkiye'sinin nasıl yansıtıldığına dair önemli bilgiler içeriyor.

SAİD NURSİ'NİN ÖNDERLİK ETTİĞİ NUR HAREKETİ, YENİDEN İSLAMLAŞMANIN ÖNCÜSÜ

Şirin'in yazısındaki "İslamcılar" başlıklı bölüm şöyle:

Büyükelçi Hartl'ın üzerinde durduğu bir diğer grup ise İslamcılar. Bu bağlamda Nur Cemaati'nin özel olarak vurgulandığını görüyoruz.

Diyor ki:

"Türkiye'nin doğusundan 90 yaşındaki Kur'an alimi Said Nursi'nin önderlik ettiği ve yaklaşık 600 bin üyesi olduğu söylenen NUR hareketi, Ortodoks yeniden İslamlaşmanın aktif öncüsüdür. Pek çok Kürt'ün NUR'a mensup olması gibi, bu hareketin de İslam'a olan sadakati üzerindeki Kürtlerle bağları olduğu biliniyor."

ALİ FUAT BAŞGİL: "NURCULUĞU İTHAM ETMEK, İSLAMİYET'İ İTHAMDIR"

Burada ilginç olan bir diğer şey, Büyükelçi'nin Nasırcılık ile Müslüman Kardeşler arasındaki çekişmeyi Türkiye'den de takip ettiğine ilişkin notları…

ABD'nin Nasır'a karşı Müslüman Kardeşleri desteklediğine işaret eden Büyükelçi, bu bağlamda 1960'ta Kudüs'te yapılan İslam Kongresi'ne Anayasa hukukçusu Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil'in (o zaman için Diyanet İşleri'nde öğretim görevlisi olan Fuat Sezgin ve İlahiyat Yüksek Okulu'nda öğretmenlik yapan Bay Karaoğlu [?] ile birlikte) katıldığını bildiriyor.

Bu bilgi, diğer pek çok şeyin yanı sıra, Ali Fuat Başgil'in önceki yıllarda (1952'de Karaçi'de yapılan İslam Kongresi'nde) yaptığı laiklikle uyumsuz konuşması, sonraki yıllarda Adalet Partisi'nde "Nurculuğu İtham etmek, İslamiyet'i ithamdır" yollu açıklamaları veya Kadir Mısıroğlu'nun nikâh şahidi olması vb. bilgilerle birlikte ele alındığında, son yılarda üretilmeye çalışılan "Başgil kültü"nün sarsılabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.