James Cameron, “Dünyanın tabanı” denen yerde, denizin neredeyse 11 bin metre derinliğinde, karides görünümlü minik canlılardan başka hiç bir şey görmediğini anlattı.
Dünyanın tabanına yaptığı yolculuk büyük yankı uyandıran yönetmen James Cameron, “En büyük hayalimin doruğuna ulaştım” dedi. Pasifik Okyanusu’nda bulunan, yaklaşık 11 kilometre derinlikteki Mariana Çukuru’nda, özel yapım mini denizaltısıyla üç saat geçiren Kanadalı yönetmen, indiği noktanın “güneş ışığından, ısıdan ve her türlü sıcaklık derecesinden” tamamen yoksun olduğunun altını çizdi. Titanic, Avatar ve Aliens filmlerinin yönetmeni, yaptığı yolculuk sayesinde, bir gün içerisinde “başka bir gezegene gidip geri geldiği” duygusuyla donandığını ifade etti.
Denizaltı ‘kısaldı’
Dibe indiğinde “tamamen şekilsiz ve biörnek” bir ortamla karşılaştığını anlatan Cameron, “İnsanlıktan tamamen yalıtılmış bir yerde olduğumu hissettim. Her şey bir yana; keşfedilmemiş, büyük, gepgeniş, kara, bilinmeyen bu yerde ne kadar küçük olduğunuzu anlıyorsunuz” dedi. İşte, Cameron’un denizin 11 kilometre altından verdiği diğer bilgiler:
*Aşırı yüksek basınç nedeniyle (santimetrekareye binlerce kilo), yaklaşık yedi metre boyundaki denizaltının boyu birkaç santim kısaldı.
* Cameron, su katmanları arasındaki sıcaklık farkını derinlemesine hissetti, kendisini kimi zaman “sauna” sıcaklığı içinde buldu, kimi zaman da aşırı soğuk ortamlarda.
* İçinde bulunduğu kapsülün çelik duvarları kafası ve ayaklarını serin tutarken, gövdesi sıcak kaldı.
* Gözle görülebilen tek yaratık türü, minik karides görünümlü eklembacaklılardı. Ancak başka deniz yaratıklarının olup olmadığını öğrenmek için yeni dalışlar yapmak gerekecek.
* Denizaltı hemen hemen sorunsuz çalıştı. Bir tek, henüz anlaşılamayan bir nedenle, aracın robot elini hareket ettiren hidrolik sistem arızalandı. Bu da, bölgeden toplanan numune sayısının sınırlı kalmasıyla sonuçlandı.
13 saat içinde cankurtaran ipler kopacaktı
Denizaltı okyanus tabanında takılsa ve iletişim kesilse, Cameron tek başına kalacaktı. Ancak denizaltıda 56 saat yetecek oksijen vardı. Bu durumda Cameron bilinçsiz dahi olsa yüzeydeki takım dibe akustik bir mesaj gönderecek ve denizaltı ağırlık bırakarak yükselecekti. Bu da mümkün olmazsa, ağırlıkları tutan ipler tuzlu suda 11-13 saatte aşınarak kopacak şekilde tasarlandığından, denizaltı kendiliğinden yüzeye çıkabilecekti.
Hürriyet