İbrahim Mert-RİSALEHABER
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Sünnet-i Seniyye'ye ittiba, uyma konusunda çok hassasiyet göstermiştir.
Ancak bunlar arasında evlilik ve sakal bırakmak sünnetleri hariç.
Yıllarca sürgünlerde, hapishanelerde ve takip altında yaşayan Bediüzzaman Hazretlerinin evlenmeyi düşünecek fırsatı dahi olmamıştır.
Sarık gibi bir sünneti asla terk etmeyen Bediüzzaman Said Nursi, neden sakal bırakmadığını Emirdağ Lahikası adlı eserinde şöyle açıklıyor:
Sakal bırakmadığım, bir hikmet, bir inayet-i İlâhiye olduğunu ispat etti
"Bu bir sünnettir, hocalara mahsus değil. Bu millette yüzde doksan sakalsız olanların içinde küçükten beri sakalsız bulundum. Bu yirmi senedir bana resmî hücumlarda bazı arkadaşlarımın sakallarını kestirmeleriyle, benim sakal bırakmadığım, bir hikmet, bir inayet-i İlâhiye olduğunu ispat etti. Eğer sakal olsaydı, tıraş edilseydi, Risale-i Nur’a büyük bir zarardı. Çünkü ölecektim, dayanamayacaktım.
İnşaallah o sünnetin terkine bir kefarettir
Bazı âlimler “sakalı tıraş etmek caiz değildir” demişler. Muradları, sakalı bıraktıktan sonra tıraş etmek haramdır, demektir. Yoksa hiç bırakmayan, bir sünneti terk etmiş olur. Fakat bu zamanda, dehşetli pek çok günah-ı kebîreden çekinmek için, bu terk-i sünnete mukabil, Risale-i Nur’un irşadıyla, yirmi sene haps-i münferit hükmünde işkenceli bir hayat geçirdik; inşaallah o sünnetin terkine bir kefarettir.