
Ahmet AKCAN
Niyet ile Nazar
Kırk senelik ömründe, otuz senelik ilim hayatında dört kelime ile dört kelam öğrendiğini söyleyen Bediüzzaman Hazretleri, dört kelimeden ikisini ‘Niyet ile Nazar’ olarak ifade etmektedir.
Niyet amelin mensubiyetini bildirmekte; nazar bakışın meşruiyetini göstermektedir. Niyetin mensubiyeti kalpte selameti, nazarın meşruiyeti akılda istikameti netice vermektedir. Kalbin selameti ile aklın istikameti, ilm-i hikmetten nasibi ziyadeleştirmektedir. Niyet, nihayete yani ikinci bir hayata (ahirete) yakin ile şekillenmekte, kemale ermektedir.
‘Alak Suresi’ ile başlayan ilahi emirler silsilesi, kâinatın bir kitap gibi okunmasını istemekte, bu okumanın nasıl ve kim adına olmasına dair usul talimini öğretmektedir. Evet Kur’an, mahlukatta tecelli eden esma-i ilahiyenin kıraatını emretmekte, aynı zamanda okumanın nasıl olması gerektiğine dair Kur’ani usülü göstermektedir.
Malikiyetin ve hâkimiyetin nihayetsizliğini gösteren, ilim, irade ve kudret-i rabbaniyeden haber veren kâinat kitabını kıraata dair niyet, kitabın hüsnüne âşık olmayı değil, kâtibinin cemaline iştiyak duymayı, isim ve sıfatları ile irtibat kurmayı netice vermelidir.
Kâinatın maliki Rahman’ın isim ve sıfatlarına intikal yerine, kitabın hüsnüne âşk ve alakadarlık gafleti ve dalaleti intaç etmektedir. Demek kâinata ve her vakit tahavvül eden hadisata, Sani’i Zülcelal hesabına bakılmazsa, görülenler marifet-i ilahiyenin tezyidine ve hidayetin tekmiline değil, dalaletin ve gafletin teşdidine sebebiyet vermektedir.
Mevcudatı örten esbab perdelerini aşıp vücudu vacip, vahdeti zaruri Halık-ı kâinatı göremeyenlerin, varlığın suretinde görülen hüsne âşık oldukları, o güzelliklerin sahibine ulaşamadıkları, darlığa ve karanlığa mahkûm olarak yaşadıkları müşahede edilmektedir.
Terakkiyi kayıtlayan, hatta sukutu doğuran, ya da kemalat mertebelerinde seyr-i süluka medar olan niyet ile nazar mes’elesini, nurlu eserlerde geçen Zühre, Katre ve Reşha sembolleri ile irtibatlı olduğu düşünülmektedir.
Zühre nazarda cüz’iyette kalmayı, külli ile irtibat kuramamayı; Katre zıll’e, yani gölgeye âşık olmayı, asla ulaşamamayı; Reşha ise; zılli aşmayı, asıla vasıl olmayı, cüz’i bir nazardan küllî bir bakışa çıkmayı temsil etmektedir. Perdesiz ve gölgesiz, külli ve safi bir nazarı temsil eden Reşha, nübüvvet tarikini bildirmektedir.
Gölgelerdeki (eserlerdeki) güzelliklere âşık olan, asıl ile irtibat kuramayan nazar Katre ile sembolleştirilmekte; cüz’iyette kalan, külliyete ulaşamayan mahdut nazar Zühre ile tarif edilmektedir.
Zühre ile Katre sembolleri, kâinata ve hadisata aşkın (müteâl) bir nazar ile bakılamadığını, gölgelerin ve cüz’lerin nazarı sınırladığını, hakikat güneşi ile irtibatın nakıs olduğunu ifade etmektedir.
Evet Zühre misal nazar şems-i hakikati külliyeti ile görmeyi engellemekte, sadece çiçek gibi cüz’lerde, şemsin nakıs bir aksinin seyri ile iktifa edilmektedir. Külli bir bakışa çıkamayan, gölgelerdeki hüsne hayran olan Katre misal nazar ise, hakikat güneşini asliyeti ile doğrudan görememekte, araya berzahlar girmektedir.
Hâsıl-ı Kelam; niyet mebdeyi ve asılın mensubiyetini bildirmekte, nazar usule dair vukufiyeti ve meşruiyeti göstermektedir. Kalbin kıblesinden haber veren niyet hulusiyeti iktiza etmekte, aklın gördüğü hakikatlerin meşruiyetini isteyen nazar külliyete vuslatı istemektedir.
Niyet ile Nazar, amel ve ibadetin mahiyetini tağyir etmekte, seyyiatı hasenata, sevabı günaha kalbetmekte, kemale müteveccih terakkiyi engellemekte yahut kemalat mertebelerinde yükselmenin zeminin ihzar etmektedir. Yani Niyet ile Nazar hem suuda hem sukuta sebebiyet vermektedir.
İnsan ‘eneden’ uzaklaşmazsa, Reşha misal safi ve külli bir nazara ulaşamazsa, hakikati asliyeti ve külliyeti ile görmesi müşkilleşmekte, mevcudat ayinelerinde tecelli eden hüsne âşk ve alakadarlık hakikat güneşini setretmektedir...
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.